Makalelerimiz

“YETİŞKİN ÇOCUK” Ne Demektir ?

“YETİŞKİN ÇOCUK” Ne Demektir ?

Beden yetişkin olmuş ve fakat ruh (ruhsal aygıt) çocukluk yaşında takılı kalarak büyüyememiş demektir. Bu durum kendilik / kişilik bozukluklarının temel mekanizmasını oluşturur. Peki bu nasıl olmaktadır?
Bebeğin / çocuğun ruhu adeta yeni alınan bir bilgisayar gibidir, içinde sadece başlangıç programları yüklüdür. Bu ruhun olgunlaşması için yaşam deneyimlerine ihtiyaç vardır. Dünyaya yeni gelen bir bebeğin ruhu, çevresindeki insanların duygu, düşünce ve davranışlarından etkilenerek, yeni yazılımlar / programlar kazanır.

Çocuğa Ailenin Etkisi

Çocuğun her gününü birlikte geçirdiği kişiler ( anne, teyze, nine, hala, profesyonel bakımcı, kardeşler, baba, dede, amca, dayı gibi çocuğun yakın çevresi ) daha önce çocukken kendilerine yüklenmiş olan programlarını ve yazılımlarını çocuğa yüklerler. Bu programlardan / yazılımlardan kast edilen hayata dair çeşitli olaylara ilişkin duygu, düşünce, davranış ve tutumlardır. Bu kişiler içinde en önemlisi çocuğa en yakın olan, sık bakım veren kişidir.

Çocukta İlk Yedi Yılın Önemi

İlk yedi yılda çocuk yakın çevresinden gelen verileri olduğu gibi yükler, çünkü henüz “değerlendirme süzgeci” tamamlanmamıştır. Dolayısıyla bu veriler çocuğun temel inançları yani Anayasası olur. Bu yazılımların zihinde oluştuğu yere bilinçdışı diyoruz.
Yedi yaşında çocuğun zihninde ki değerlendirme süzgeci tamamlanır, böylece bilinçdışı ve bilinç birbirinden daha çok ayrılmış olur, çocuk artık çevresinden gelen verileri bu kendi akıl süzgecinden geçirerek, uygun bulduklarını kabul eder ve yükler, uygun bulmadıklarını ise yüklemez. Neyin uygun olup, olmadığı ise 0-7 yaş arasında daha önceden bilinçdışına yüklenmiş olanlarla karşılaştırmaya göre olur. Görüldüğü gibi yakın çevremiz, 0-7 yaş arası bize ne yüklemişse, onlar ölünceye kadar bizi yönlendirme özelliğine sahiptir. 0-7 yaş arası işlerin yolunda gitmemiş olması, yani yakın çevremizin durumu nedeniyle birçok eksik ve yanlış yazılımlar yüklenmiş olması, bir karamsarlığa neden olmamalıdır. Çünkü dünyadaki insanların çoğunluğu bu durumdadır ve yaşam her zaman düzeltici / toparlayıcı olaylar ve fırsatlarla bizlere yardımcı olmaya devam eder. Biz de hayatın bu mesajlarına karşı kendimizi açık halde tutmalı ve gayret etmeliyiz.

Kendimizi Sorgulama Dönemleri

Kendi yazılımlarımızı / programlarımızı sorgulama dönemlerinden ilki ergenlik dönemidir. 14-25 yaşlar arasında ruhumuz kendisine yüklenmiş yazılımlarla ilgili olarak topluca ve derinlemesine bir muhasebe / değerlendirme yapmaya çalışır. Ergenlik döneminin sancılı, sıkıntılı geçmesinin nedeni budur.
Hayatın temel ve sürekli olan desteği ise bizzat önümüze çıkardığı ve bazen bizi de içine soktuğu olaylar vasıtasıyla olur. Başımıza gelen olaylardan bir muhasebe yaparak, dersler çıkarmaya ve yazılımlarımızı gözden geçirmeye zorlar bizi hayat.
Yine başkalarının başına gelen olayları düşünerek, ibret alarak kendi yazılımlarımızı gözden geçirmeye davet eder bizi. Başkalarının başına gelen olaylardan dersler çıkarmak çok değerlidir çünkü çevremizde bol örnek vardır, faydalanabiliriz. Yine okuyarak çevremizde olmayan insanların başına gelen çok sayıda deneyimlerden ibret almamız mümkündür.
Diğer önemli destek psikoterapidir. İnsanı seven ve yardımcı olmaya gayret eden bir psikoterapistle birlikte çalışmak çok değerlidir.

Kendi Yazılımızı Nasıl Düzeltiriz?

Ergenlik dönemini atlattıktan sonra ki yıllarımızda kendi başımıza gelen ve her biri için bir bedel ödediğimiz olaylardan dersler çıkararak, yazılımlarımızı düzeltmek, önemlidir. İyi değerlendirebilirsek ödediğimiz bedeller boşa gitmez ve ruhumuz olgunlaşır. Yine başkalarının başına gelenlerden ibret almak akıllıcadır, çünkü biz bir bedel ödemeyiz fakat dersler çıkararak yazılımlarımızı düzeltme imkanımız vardır.
Eksik ve yanlış yazılımlarımızı düzeltmenin en kapsamlı olanı ise bir terapistle çalışmaktır. Çünkü öncelikle bu yazılım düzeltme işini yalnız değil bu konuda meslek sahibi olmuş, tecrübeli bir insanla beraber yaparız.
Kişi bu yazılım düzeltici yolları kullanmazsa / gayret etmezse, bedeni büyür, yetişkin bedeni olur ama ruhsal dünyası güdük kalır. Adeta yetişkin bedenin içinde ruhsal açıdan büyüyememiş, gelişememiş sakatlanmış bir çocuk bulunur. İşte bunun için bu durumdaki insanlara “ Yetişkin Çocuk ” denir.

“ Yetişkin Çocuk ” Durumu

“Yetişkin çocukluk” durumu; insanların yaşadığı iç sıkıntısı, huzursuzluk, geçimsizlik, iletişim kazaları, mutsuzluk, kararsızlık, yalnız kalamamak, bir işe başlayamamak, başlanan işi sürdürememek, sabırlı olamamak, doğayı ve insanları sevememek, çalışamamak, kendini adil olmadan yargılamak ve değersiz görmek veya hiç sorumluluk duymadan hep diğer insanları suçlamak ve değersiz görmek, sürekli bir üstünlük-altlık hiyerarşisine kapılarak insanlarla eşit ilişki kurmakta zorlanmak gibi kısaca hayattan memnun olamamanın nedenidir. Bu durumun diğer bir adı kişilik / kendilik bozukluklarıdır.
Kişi üzerinde yüklü bulunan hatalı programları / yazılımları düzeltmek ve eksik kalmış olanları tamamlamak için gayret göstermezse, kendisi ve başkalarının deneyimlerinden ders çıkarmaz, psikoterapi yoluyla bunlar üzerinde çalışmaz ise bunlar kendi kendilerine geçmezler ve ömür boyu kişiyi mutsuz etmeye devam ederler.

 

Dr. Zafer Şişli

Kaynakça ;

  • Akıl Sağlığımızı Nasıl Koruruz ?, Philippa Perry
  • Ötesi, Gülten İkizoğlu
  • Yetişkin Çocuklar, Doğan Cüceloğlu
  • İyi Düşün Doğru Karar Ver, Doğan Cüceloğlu
  • Az Seçilen Yol, Scott Peck

 

WhatsApp'ı Aç
???? Merhaba!
Merhaba ????
Nasıl yardımcı olabiliriz?