Makalelerimiz

OKB’nin Psikodinamiği

İstemsizce bizi zora sokan bir düşünce zihne gelebilir. Bu düşünceden/dürtüden/imgeden kurtulmak için KURALLI bir eylem gerçekleştirmek zorunluluğu hissedebiliriz.

-Ocağın/ütünün fişi takılı kaldı mı?

-Saç/kıl/deri yolmak

-Tik hareketleri gerçekleştirmek

-ihtiyaç olmayan nesneleri biriktirmek

-eğik gördüğünü düzeltmek/çizgilere basmamak

-tüm eşyaların olabileceği tek konum ve düzen

Bu can sıkıcı durumlardan kurtulmak için kasların çalıştığı eylemler gerçekleştiririz. Bir süre sonra bu gerçekleştirilen eylemler çok uzun saatler almaya başlar. Kaslarımızı fazladan yorma bedeline rağmen hem de. Eylemi gerçekleştirdikten sonra hissedilen rahatlama artık gerginliğin çok daha üstüne çıkmıştır. Bir kamyon yazısı bunu ‘yanlış yoldayız biliyorum ama yol nasıl güzel anlatamam’ diyerek özetler 🙂

Gerçekten de OKB hastalarının yüzde 75-80’i yaptıklarının saçma ve mantıksız olduğunun farkındadır. Ama o eylemdeki hazzı hayatın içindeki başka bir şeyde hissedemezler. ‘çekmeceleri düzenledikten sonra, rafları sildikten sonra, banyo-tuvalet-mutfak-el-beden temizledikten sonra, birikmiş eşyalara bir tane daha ekledikten sonra, bedenindeki yeni bir yere ekleme-çıkarma yaptıktan sonra, eğik tabloyu düzelttikten sonra… gelen o his tarif edilemez 😊

Öyle ki el-boğaz-yüzde oluşan tik hareketleri ortaya çıkmadan önce oluşan gerginlik ve sonrasında gelen rahatlamayı azaltmak için psikiyatrik muayenelerde dopamin sistemi baskılayıcı psikotrop tedaviler düzenlenir. Yani kişinin tik hareketinden aldığı haz bloklanmaya çalışılır.

Zihnimiz hedonisttir. Hazcıdır. İstemdışı olarak sıkıntı veren uyarıcıdan kaçıp kendini hazza ulaştırır. OKB için psikiyatri hastalık grubunun en dirençli hastalığı denir. Çünkü insanın keyif aldığı bir şeyi bırakması hiç de kolay değildir. Hem de hayatın gerçeğinde acılar varken bu acıların yanındaki keyif alınabilecek eylemleri ve nesneleri görebilmek ve cesaret edebilmek oldukça zordur. Kendi kurallarından keyif almak daha ekonomiktir.

Çocuk zihniyle düşünelim. 2 yaşından sonra oyun çağına giren bir çocuğun anne-babasıyla oyunlar oynayıp, kıskançlık, rekabet, kazanma, hırs, başarı, birlikte eğlenebilme koşullarının olmadığını düşünebiliriz. Yakınlık kurmaktan ve birlikte eğlenebilmekten, çocukla çocuk olmaktan uzak bir ebeveynle büyüyen bir çocuk için düşünebiliriz. Oyunun içindeki tüm duyguları hissedebilmek için insansız ve katı kuralları olan oyunlar oynaması gibi. Yani önce anne-babayla sonra akranlarıyla oyun arkadaşlığı kuramadan katı kuralları olan baskılı bir ev ortamında büyüyen bir çocuk. Bir süre sonra kişilerden değil oyun kurgusundan keyif alması gibi düşünebiliriz OKB’yi. Yani çocuğa her girişimde büyüklere karşı ‘hayır o öyle değil böyle olacak’ diyen bir çocuk gibi. Kendi küçük kuralları var ve o ‘katı kurallı kurgudan’ duygu hissedebiliyor. 3 defa el yıkayacak, tüm oyuncakların düzeni onun istediği gibi olacak, kıyafetlerinin herhangi bir yerinde kalem izi kadar leke veya ıslaklık olmayacak. Bu kuralların hegomanyası da onun elinde olacak. Battalgazi filminin bir sahnesinde 6-7 yaşlarındaki oğluna kılınç oyununda Cüneyt Arkın yenilir. Çocuğun annesi, babaya el kalkarsa o el taş olur der. Bir çocuğun kaldırabileceğinden daha yoğun bir bedel yani. Kılıç oyununun tüm zevki biter. Artık o çocuğun 20’li yaşlardaki babasına kılıç kaldırdığında kolunun dona kalması(konversiyonu) beklendiktir.

Bu kadar hayata karşı istek ve canlılık duyan bir insanın OKB nezdinde 2. Bir duygusu ise suçluluktur. Kurallara uymadığında tanrının onu cezalandırması, tahta masaya vurmadığında başına bir şey gelmesi… gibi. İçi bu kadar canlılık dolu olan insan kendisi de haz duymaması gerektiğine güçlü bir inanç geliştirmişse artık 2. Seçenek olan suçluluk devreye girer. Düşüncelerinden dolayı yoğun bir bedel ödeme sistemi aktifleşir. Oysa gerçekten düşünce istenç dışıdır(vesvese şeytandandır) eylem iradedendir. Zihinden geçen her türlü sansüzrsüz suç düşüncesini sanki hayatında gerçekleştirmişçesine bedel ödemek zorunda kalır. Düşünce ile eylemi ayırt edemezler.

Kuralları olan eylemin verdiği haz baş döndürücüdür. Not: kişilik bozukluğu veya psikotik hastalarda olan OKB değil, nevrotik OKB betimlenmistir.

WhatsApp'ı Aç
???? Merhaba!
Merhaba ????
Nasıl yardımcı olabiliriz?