Aile Terapisi Türlerine Genel Bir Bakış

Aile Terapisi Türlerine Genel Bir Bakış
Aile Terapisi Türlerine Genel Bir Bakış

Aile terapisi, çift terapisi, ilişki terapisi sistemler teorisinin psikolojiye getirdiği yeni bakış açısı ile geleneksel bireysel terapiden farklılaşan sağaltım yöntemleridir. İlişki terapisi ile çift terapisi genellikle birbiri yerine kullanılan terimlerdir. Bu yazının kapsamı itibariyle çift terapisi ilişki terapisi anlamında kullanılacak, aile terapisi daha geniş bir kapsamda ele alınacaktır.

Başlangıç olarak, teorik farklılıkların ve epistomolojik bakış açısının farklılıklarının yanı sıra çift ve aile terapisinin bireysel terapiden temel farkı tedavi ettiği “entity” (varlıktır). Bireysel terapide beklenildiği gibi yönelim bireysel ve iç çatışmalar kişi bazında ele alınırken, çift ve aile terapisinde “ilişki” ve onun oluşturduğu dinamikler, döngüler, ilişkilenmeler terapinin odağındadır. Terapi odasına çoğu kez bir “hasta” (ya da sistem teorisyenlerinin tercih ettiği biçimde semptom taşıyıcı) getirilir, ancak ilişki sağaltılır. Ailenin ya da çiftin oluşturduğu sistemde var olan işlevsizlikler, sorunlar, patolojiler terapinin ana konusudur. Bu durum aşağıdaki örnek verilerek daha anlaşılır bir hale getirilebilir:

“Anne ve baba duygusal anlamda yoğun çatışmalar yaşarken, ilkokul çağındaki çocuk son dönemlerde okulda davranış problemleri yaşamaya başlamıştır. Çocuk “semptom taşıyıcı” olarak (davranış problemleri) terapiye getirilir. Aile terapisti anne babanın çatışmasının çocuk üzerindeki etkisini çalışır. Eğer ailedeki bu denge bozukluğu anne baba üzerinden çözülürse, büyük bir ihtimalle çocuktaki davranış problemleri de sönümlenecektir. Çocuk araçsal olarak görevini yerine getirmiş, “yardım çığlığı”nı atmış, aileyi terapiye getirmeyi başarmıştır. Çocuğun agresyonu ailede bozulan dengeyi gündeme getirmiş, anne ve baba arasındaki çatışma çalışılmaya başladıktan sonra denge yeniden sağlanmıştır.”

Yukarıdaki kısa ve öz şekilde anlatılmaya çalışılan formülasyon, bir çok ilişkide görülebilir. İş ilişkilerindeki üçgenleşmeler (daha sonra Bowen aile terapisi ekolünde geniş bir şekilde anlatılacaktır) ve çatışmalar, büyük ailelerin çift ilişkilerine etkileri, bağımlı ilişkiler, sınırları çok belirli ilişkiler vb. dinamikler aile sistem terapisinin ilgi alanıdır.

Bu girişten sonra, aile ve çift terapisi ile bireysel terapisinin temel teorik farklılığın anlatılması yerinde olacaktır. Geleneksel bireysel terapi yaşanılan sorunun kaynağını bilinçdışı fantezi, dürtü ve iç çatışmaların sonucu olarak görürken, sistem teorisi sorunu gerçek ilişkilerdeki patolojik bağlam açısından ele alır. Yani sorun kökeninin (etiyoloji) ele alınmasını ön gören lineer yaklaşım bireysel terapinin temel amacı olurken, kişiler arası ilişkiler, süreçler, iletişimler ve bunların oluşturduğu döngüsel bağları sistemsel olarak ele almak sistemik aile terapisinin yönelimi olmuştur (Gülerce, A., 1990).

Aile sistemleri teorisinin ilk yıllarında ortaya çıkan liderleri daha çok sorunun kökenini bulmak yerine, değişim tekniklerine odaklandılar. Bu liderler sistemler teorisinin çatısı altında geliştirdikleri stratejik aile terapisi, yapısal aile terapisi, Bowen’ın aile sistemleri teorileri ile öncülük etmişlerdir.

Stratejik Aile Terapisi

Jay Hayley ve Cloe Madanes Mental Research Institute (MRI)’ın kısa süreli terapisi, yapısal terapi ve sibernetik teoriden yola çıkarak oluşturduğu sistemik bir modeldir. Terapi daha çok değişime odaklanır. Ailenin sorunlarını var olan soruna ailenin aynı tepkileri vermesi sonucu oluşan döngülerden kaynaklandığını düşünür. Bu terapi sürecinde aileye paradoksal ödevler verilir, semptomu yaşamaları için randevular oluşturulur. Semptom (başvurulan problem) dinamiği değiştirilerek ve yapay bir şekilde karşılık bulduğu için devam etmeyi durdurur. En önemli kazanç aile bireylerinin probleme bakışını değiştirmektir. Örnek olarak, gece terörü olan bir çocuğun terapisinde, gece terörü yaşandığında neler olduğu seansta canlandırılır, her bir aile üyesinin davranma şekilleri ele alınır. Semptom olmasa bile bir gece bunları tekrarlayın diye ödev verilir. Bu yapay oluşturulan durum herkesin ilişkideki işlevini ortaya çıkarıp farkındalık sağladığı için, roller değişecek ve semptom ortadan kalkacaktır.

Yapısal Aile Terapisi

Salvador Minuchin’in geliştirdiği terapi modelinde aile içinde oluşan alt sistemler tanımlanır. Ebeveyn alt sistemi, karı koca alt sistemi, kardeşler alt sistemi, aile büyükleri alt sistemi belirlendikten sonra terapide sınırlar, hiyerarşiler, ittifaklar ve bunların oluşturduğu roller belirlendikten sonra çalışmaya başlanır. Terapist aileye bir üye olarak katılır, aile içi rolleri ve alt sistemleri belirlemek için sık sık yaşanılan süreçler terapi odasında canlandırılır (enactment). Hangi bireyler ittifak yapıyor, kim yalnızlaştırılmış, hangi sınırlar esnek veya çok sıkı sorularına cevap verilip yeniden düzenleme yapılmaya çalışılır. Örneğin Minuchin: “eğer engellenemez sinir nöbetleri geçiren 5 yaşındaki bir çocuk, bu gücü anne veya babasının herhangi birinin omuzlarındadır” diyerek bu sınırları yeniden oluşturmaya, ebeveyn alt sistemini düzenlemeye çalışır.

Bowen Aile Sistemleri Teorisi

Bowen Aile Sistemleri terapisinin 2 amacı vardır: duygusal olarak ailenin bireylerinin nasıl işlediği ile ilgili bireylerin farkındalığının sağlanması ve bireylerin ayrışmasının sağlanması. Ayrışma bireylerin diğerlerini değiştirmesine dönük değil, kendi farkındalıkları ile dönüşme sürecidir. Bowen bu amaçları gerçekleştirmek için 7 aşamalı bir müdahale yapar:

  1. Duygusal füzyon ve bireysel ayrışma: Bu aşama aile üyelerinin iç içe geçmişliği, özerk hareket edememeleri, bir stres faktörüne bireysel değil toplu olarak vermeleri sonucu oluşan birleşmişlik hali ile tanımlanır. Psiko-eğitim ile bu özerkleşmeyi sağlamaya çalışır.
  2.  Üçgenleşmeler: Üçgenleşme iki kişi arasındaki yoğun kaygı, stres ve çatışmanın daha zayıf bir kişi üzerinden yaşanmasıdır. İki kişi çatışmayı üçüncü kişi üzerinden gidermeye çalışır. Bowen’ın teorisinin özünde bu aşama yer alır. Örnek olarak iç içe geçmişlik ve sınırların kaybolduğu karı koca ilişkisinin çocuk doğduktan sonra sadece onunla ilgilenilmesi ile duygusal yakınlığın kaybolması örneği verilebilir.
  3. Çekirdek aile duygusal sistemi: Sistemi akamete uğratan 3 faktör vardır: çiftin çatışması, eşlerden birisinin hastalanması ve problemin çocukların birine aktarılması.
  4.  Aile aktarım süreci: Çiftin duygusal sorunlarının çocuk üzerine aktarılması.
  5. Duygusal Kesilme: Ailenin nesiller arası fiziksel ve duygusal ilişkinin kesilmesi sonucu oluşur.
  6. Nesiller arası geçiş süreci: Aile büyüklerinden getirilen duygusal modellemelerin çekirdek ailede yansıması süreci.
  7. Kardeş pozisyonu: Ailedeki çocukların sırası, arasındaki ilişkiler ve ebeveyn ittifakları ile ilişkili incelenmesi.

Bowen bu 7 değerlendirmeyi yaptıktan sonra tedavisinde gerekli ayrışmaları, ilişki düzenlemelerini, işlevsel ilişkileri müdahale olarak yapar.

Görüldüğü üzere aile sistemler teorisinin farklı yaklaşımları çok benzer temel bir varsayıma dayanmaktadır. Aile ilişkilerinin işlevselliği bireysel psikolojik duruma etki etmektedir. Sorun nasıl tanımlanırsa tanımlansın aile terapisinde ilişkilere müdahale edilmekte ve sistemin dengesi yeniden kurulduğunda semptomlar ortadan kalkmaktadır. Terapiye ülkemizde de genel başvuru motivasyonu bir aile üyesinin sorunları üzerinden olmakta, ancak temel yaklaşım ailenin oluşturduğu sisteme yönelik müdahale ile ele alınmaktadır. Bakış açısının bireye değil ilişkiye dönük olması bireylerin suçlanması, günah keçisi ilan edilmesi pozisyonlarından çıkarttığından sağaltma daha hızlı olabilmektedir.

Uzm. Psk. Dan. Fatih Yılmaz
Aile ve Çift Danışmanı




Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git